Herkes İçin ‘Doğru’ Şehir Yoktur

Herkes İçin 'Doğru' Şehir Yoktur

Bazı şehirler herkes için doğru olmak ister. Ama genelde başaramazlar.

Çünkü şehirler de insanlar gibidir. Bir ritimleri vardır. Bir karakterleri.

Dubai’nin de var. Burada hayat, belirsizlik üzerine kurulmaz. Kurallar nettir, sistem öngörülebilirdir, güvenlik bir beklenti değil, standarttır. Bu bazı insanlar için büyük bir konfor. Bazıları içinse fazla sakin, fazla kontrollü.

Demiştim ya kimisi için ‘Hayal Şehir’ kimisi için ‘Altın Kafes’... O yüzden Dubai’yi konuşurken hep aynı yere geliyorum: Bu bir “herkes gelsin” meselesi değil. Bir hayat evresi meselesi.

Hayatın bazı dönemlerinde hız caziptir. Bazı dönemlerinde ise netlik. Bazı zamanlar risk almayı kaldırırsın. Bazı zamanlar ise riskin kendisi yorucudur.

Dubai’yi anlamlı bulanların ortak noktası da burada ortaya çıkıyor. Artık sürekli tetikte yaşamak istemeyenler. Plan yaparken “ya olursa” değil,“olur mu” diye soranlar.

Benim için doğru şehir, en çok şey vaat eden değil;insanın içinde bulunduğu döneme en az yük bindirendir.

Peki senin için doğru şehir hangisi?

Herkes İçin Doğru Şehir Yoktur

image 51

Bazı şehirler herkes için doğru olmak ister. Herkesi kendine çağırır, herkese bir şeyler vaat eder. Ama genelde başaramazlar. Çünkü şehirler de insanlar gibidir.

Herkese uyumlanamazlar. Bir ritimleri vardır, bir karakterleri. Kimine iyi gelen, kimini yorar. Kimine alan açan, kimini sıkıştırır.

Dubai’nin de çok net bir karakteri var. Burada hayat belirsizlik üzerine kurulmaz. Kurallar nettir, sistem öngörülebilirdir. Güvenlik bir beklenti değil, bir standarttır.

Günlük hayatta da iş yaparken de sürprizlerle yaşamak zorunda kalmazsınız. Ne ile karşılaşacağınızı büyük ölçüde bilirsiniz. Bu, bazı insanlar için büyük bir konfor alanı yaratır. Bazıları içinse fazla sakin, fazla kontrollü, hatta sınırlayıcı bile gelebilir.

O yüzden Dubai hakkında yapılan yorumlar genelde keskindir. Kimisi için “hayal şehir”dir, kimisi için “altın kafes”. Bu iki tanımın da doğru olduğu yerler vardır. Çünkü mesele şehir değil, bakan kişinin hayat evresidir. Aynı şehir, farklı dönemlerde tamamen farklı hisler yaratabilir.

image 52

Dubai’yi konuşurken hep aynı yere geliyorum: Bu bir “herkes gelsin” meselesi değil. Bu bir hayat evresi meselesi.

Hayatın bazı dönemlerinde hız caziptir. Belirsizlik bile heyecan verir. Risk almak insana canlı hissettirir. Sürekli değişen koşullar, ani kararlar, yüksek tempo… Bunların hepsi bir süre sonra insanı besleyebilir. Ama aynı tempo, başka bir dönemde ağır bir yüke dönüşebilir.

Bazı dönemlerde ise netlik ön plana çıkar. İnsan, her sabah yeniden uyumlanmak istemez. Sürekli tetikte yaşamak, sürekli savunma hâlinde olmak yorar. Risk almak hâlâ mümkündür ama riskin kendisi artık bir yük hâline gelmiştir. İşte Dubai’yi anlamlı bulanların ortak noktası da burada ortaya çıkıyor.

Dubai, riskin tamamen ortadan kalktığı bir yer değil. Ama risklerin tanımlı olduğu bir yer. Ne aldığınızı, neyi göze aldığınızı bilirsiniz. Bu da insanın zihinsel yükünü azaltır. Çünkü insanı asıl yoran şey çoğu zaman risk değil, belirsizliktir.

Dubai’de plan yaparken “ya olursa” diye düşünmezsiniz. “Olur mu?” diye sorarsınız. Bu küçük fark, hayatın genel hissini değiştirir. “Ya olursa” kaygı üretir. “Olur mu” ise değerlendirme ister. Biri insanı gerer, diğeri insanı sakinleştirir.

Artık Dubai’ye ilgi duyan birçok insanın ortak bir cümlesi var: “Ben sürekli tetikte yaşamak istemiyorum.” Bu cümle, ne şehirle ne ülkeyle sınırlı. Bu bir yaşam talebi. Daha az sürtünme, daha az karmaşa, daha az zihinsel gürültü isteği. Dubai, bu ihtiyaca cevap verdiği ölçüde anlam kazanıyor.

Ama bu herkes için geçerli değil. Kaostan beslenen, belirsizliği hareket sanan, sürekli değişimi canlılık olarak gören insanlar için Dubai fazla düzenli gelebilir. Hatta boğucu bile. Bu da çok anlaşılır. Çünkü her düzen herkese iyi gelmez. Bazı insanlar için özgürlük, sınırların az olmasıdır. Bazıları içinse sınırların net olması.

Benim için doğru şehir, en çok şey vaat eden şehir değil. En hızlı kazandıran, en çok parlayan, en çok konuşulan da değil. Benim için doğru şehir, insanın içinde bulunduğu döneme en az yük bindiren şehir.

Bazen bu bir şehir olur. Bazen bir mahalle. Bazen sadece bir yaşam biçimi.

Dubai’yi bu yüzden tek bir tanımla anlatmak mümkün değil. O, bir vaatler bütünü değil; bir uyum meselesi. Ne aradığını bilenler için çok şey ifade edebilir. Ama ne istediğini hâlâ hızla karıştıranlar için fazla sessiz kalabilir.

Belki de asıl soru şu: Hayatının bu döneminde sen neye ihtiyacın olduğunu biliyor musun?

Çünkü doğru şehir, haritada değil. İnsanın bulunduğu yerde başlar.

Peki senin için doğru şehir hangisi?

Sahra Sinem ASAL

Tartışmaya Katıl

İlanları Karşılaştır

Karşılaştır
Arama
Fiyat Aralığı : En Düşük : - En Yüksek :