Aynı Yerden Bakmak

Aynı Yerden Bakmak

Dubai’yi bir vitrin olarak anlatmadım. Bir kaçış olarak da. Lüks evlerini, son model otomobilleri ve şaşalı hayatlarını herkes biliyor. Yatırım fırsatlarının cazibesini de öyle…

Ben daha çok bir düzen örneği olarak baktım. Benim niyetim ikna etmek değil, aynı yerden bakabilmek. Çünkü bir noktadan sonra hayat, daha fazlasını değil, daha az belirsizliği arıyor.

Şehirler değişmez, insanlar değişir. Ve insan değiştiğinde,aynı şehir bambaşka bir anlama bürünür. Benim değiştiğim şehir: Dubai…

Benim için Dubai; yüksek sesli vaatlerden çok, sessiz çalışan bir sistem. Kimileri bakınca çok lüks hayatlara özenebilir. Ben ise aynı güvenlik ve istikrara sahip olmanın güzelliğini görüyorum. Kimileri için Dubai fazla sakin, kimisi için ise çok hareketli. Benim için ise zamanında.

Bu yazıları okuyan herkes! Şimdi kendi döneminizi düşünün, durun ve hissedin… Belki de mesele nereye gittiğimiz değil, neyle gitmek istemediğimizdir. Siz ne dersiniz?

Aynı Yerden Bakmak

image 53

Dubai’yi bir vitrin olarak anlatmadım. Bir kaçış olarak da değil.

Lüks konutlarını, son model otomobillerini, yüksek sesli hayatını herkes zaten biliyor. Yatırım fırsatlarının cazibesi, rakamların parlaklığı, büyüme hikâyeleri de yabancı değil. Bunlar Dubai’ye uzaktan bakan gözlerin ilk gördüğü şeyler. Benim baktığım yer biraz daha içerisi.

Ben Dubai’ye bir gösteri alanı gibi değil, bir düzen örneği olarak baktım. Çünkü bir noktadan sonra insan, daha fazlasını istemekten çok daha az belirsizliğe ihtiyaç duyuyor. Daha yüksek sesli vaatlerden değil, daha sessiz çalışan sistemlerden etkileniyor.

Şehirler değişmez. İnsanlar değişir. Ve insan değiştiğinde, aynı şehir bambaşka bir anlam kazanır. Bir zamanlar hız gibi görünen şey, başka bir dönemde yük hâline gelebilir. Bir zamanlar cazip olan belirsizlik, başka bir evrede yorucu olabilir. Aynı sokak, aynı bina, aynı sistem… Ama bakan göz değişmiştir.

Benim değiştiğim şehir Dubai.

image 54

Benim için Dubai; sürekli kendini ispat etmeye çalışan bir yer değil. Aksine, çoğu şeyi konuşmadan yapan bir sistem. Kuralların kişiye göre eğilip bükülmediği, güvenliğin bir ayrıcalık değil varsayım olduğu, plan yaparken “acaba”nın hayatın merkezinde durmadığı bir düzen.

Bu yüzden Dubai’yi anlatırken lüksten çok istikrardan, hızdan çok öngörülebilirlikten, büyük vaatlerden çok taşınabilir kararlardan bahsediyorum. Kimileri Dubai’ye bakınca ihtişamı görür. Ben ise sessizliği görüyorum.

Sürekli tetikte olmayı gerektirmeyen bir sessizlik bu. Her sabah yeniden hesap yapmaya zorlamayan, gündelik hayatı savunma hâline dönüştürmeyen bir sessizlik. Güvenliğin konuşulmadığı ama hissedildiği, sistemin görünmez ama sağlam olduğu bir zemin.

Dubai’yi bazıları için fazla sakin bulanlar var. Bazıları için ise fazla hareketli. Benim için ise tam zamanında.

Hayatın bazı dönemlerinde hız caziptir. Risk almak, belirsizliğin içinde yol almak insanı diri tutar. Ama bazı dönemlerde riskin kendisi yorucudur. Her gün yeniden ayakta durmak, her gün yeniden tetikte olmak, her gün yeniden “ya olursa” demek…

Bir noktadan sonra insan şunu fark eder: Hayat, sürekli mücadele edilmesi gereken bir alan olmak zorunda değil.

image 55

Dubai’yi anlamlı bulanların ortak noktası da tam burada ortaya çıkıyor. Artık daha fazlasını kovalamaktan çok, yükü azaltmak isteyenler.

Plan yaparken ihtimallerle değil, ihtimallerin azlığıyla rahatlayanlar. Hayatın enerjisini belirsizliğe değil, yaşamanın kendisine ayırmak isteyenler. Benim niyetim kimseyi ikna etmek olmadı. Hâlâ değil.

Bu yazıların amacı “Dubai’ye gelin” demek de değil. “Burada herkes mutlu olur” gibi bir iddiası hiç yok. Çünkü bazı şehirler herkes için doğru olmaya çalışır ama genelde başaramazlar. Şehirlerin de insanlar gibi bir karakteri vardır. Bir ritmi, bir temposu, bir duruşu. Dubai de öyle.

Bu yüzden mesele “herkes için doğru şehir” değil. Bir hayat evresi meselesi bu.

Bir dönem hızla uyumlu olan bir şehir, başka bir dönemde yorucu olabilir. Bir zamanlar fazla sakin görünen bir düzen, başka bir zamanda insanın omuzlarından büyük bir yük alabilir. Aynı şehir, farklı dönemlerde bambaşka anlamlar taşır.

Ben Dubai’ye tam olarak bu yerden bakıyorum. Yüksek sesli vaatlerden çok, sessiz çalışan sistemlere güveniyorum. Büyük hayallerden değil, küçük ama sağlam detaylardan etkileniyorum. Çünkü hayat, bir noktadan sonra insanı heyecanla değil, nefes aldıran netliklerle ileri taşıyor.

Bu yazıları okuyan herkes için belki de en anlamlı durak burası. Bir an durmak. Kendi dönemine bakmak. Ne istediğinden çok, neyi taşımak istemediğini düşünmek.

Belki de mesele nereye gittiğimiz değil. Hangi yüklerle gitmek istemediğimiz.

Dubai bu soruya verilen cevaplardan sadece biri. Ama doğru sorularla bakıldığında, bazıları için fazlasıyla anlamlı bir cevap.

Aynı yerden bakabilenler için.

Sahra Sinem ASAL

Tartışmaya Katıl

İlanları Karşılaştır

Karşılaştır